HABER GLOBAL CANLI YAYIN PROGRAMI

Haber Global

 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Haber Global’de ‘Buket Aydın ile Yüz Yüze’ programına katıldı. Murat Kurum, mevcut İBB yöneticilerinin İstanbulluya anlatacak projeleri olmadığı için, bu eksikliği algı yaparak telafi etmeye çalıştığını söyledi. Kurum, İstanbul’un trafik sorununa ilişkin “Korku filmlerini aratmayacak görüntüleri otobüs duraklarında, metrolarda her gün görüyoruz. Bugün trafikte insanlar 3 saatte işine gidiyorsa dönüp aynaya bakmak zorundasınız. İnsanlar artık bıkmış, usanmış. Bırakın ikinci bir 5 yıla aday olmayı, şu an görevinden istifa etmelidir.’’ değerlendirmesini yaptı. Mevcut İBB Başkanının İstanbul’un trafik çilesi için, “Burası bir metropol, burada bu çileyi çekmek zorundasın.” dediğini hatırlatan Murat Kurum, Burası bir deprem şehri, tamam deprem olacak. Ne yapacağız peki? Durup izleyecek miyiz? ‘650 bin konut yapılmamalı’ diyor, böyle bir şey olabilir mi? Depremle ilgili çalışmayalım, ulaşımla ilgili çalışmayalım, yeşil alanları artırmayalım, müsilaj devam etsin, arıtma tesisi yapılmasın, Marmara, Haliç kirlensin. İçme suyu noktasında İstanbul'a bir damla yeni kaynak getirmeyelim, sahipsiz hayvanlar sokakta gezmeye devam etsin; çözüm bu yani öyle mi?” sorusunu yöneltti. İBB yönetiminin 4 yılda 11 Kent Lokantası açtığını ve bunu büyük marifetmiş gibi anlattığını belirten Kurum, “biz 2 günde 39 ilçeye açarız” diye konuştu. Mevcut İBB yönetiminin ve medyasının, menemen yaparken ocağın açık olmadığı yalanını İstanbul gündemine taşıyacak kadar aciz olduğunu söyleyen Murat Kurum, CHP’li İBB Başkan adayının, seçim kampanyasını İBB bütçesinden finanse etmesini de eleştirdi. Kurum, “Böyle bir vicdansızlık olur mu? Sonra da israfı bitirdik diyerek, milletin karşısına geçip gülüyorsunuz.” dedi

 

 

‘’Eleştirebilecekleri şeyler olmadığı için algıyı başka yere çekmeye çalışıyorlar’’

 Murat Kurum, mevcut İBB yöneticilerinin İstanbulluya anlatacak projeleri olmadığı için, bu eksikliği algı yaparak telafi etmeye çalıştığını söyledi. ‘’Maalesef söyleyebilecek, eleştirebilecek bir şey bulamıyorlar. Ocağın altı yanmadı, baret ters giyildi, yok çizme ayağa değil başka yere takıldı gibi, sınıfta şımarık çocukların arkadaşına bahane bulması gibi laf ebesi diyeceğimiz kişiler vardır. Söyleyebilecekleri, eleştirebilecekleri şeyler olmadığı için algıyı başka yere çekmeye çalışıyorlar.” diyen Kurum, sahurda misafir olduğu öğrenci evinde menemen yapması üzerine yapılan haberleri örnek gösterdi. Kurum, şöyle konuştu: “Gençlerle bir ara gelmişiz hem onları dinliyoruz hem beraber sahur yaparak beklentilerini dinliyoruz. Bununla mutlu olan yok. ‘Ocak yanmadan nasıl pişiriyor’ diyorlar. Görüntüler ayan beyan ortadayken ‘Öndeki ocak yanmıyor’ diyorlar. Bunlar israfa alışmış ya bütün ocakların yanması gerekiyor. Bir tane ocakla da menemen pişebiliyor.’’

 

"Onlar bareti bilmez, baret eser yapanların işidir’’

 Muhalefetin, İstanbul için ortaya koydukları vizyona söyleyecek söz bulamadığı için sürekli gündem değiştirmeye çalıştığına dikkat çeken Kurum, “ ‘Metroyu iki katına çıkaracağız’, ‘karayolu tünelleri, otoparklar yapacağız’, ‘depremle ilgili bir irade ortaya koyacağız’ diyoruz, bunlarla ilgili eleştiremiyor. ‘Bazı şeylerin yapılmaması lazım’ diyor, orası ayrı mesele. Ama şurada gaf yaptı, şurada söyledi’ diyorlar. Aslında en büyük gafı kendileri söylüyorlar. Hep söylüyorum, küfesi boş. 5 seneyi boşa geçirdi, İstanbulluları üzdüler, kırdılar. Şimdi bu noktada anlatacakları bir şey yok, o yüzden gündemi değiştiriyorlar.” dedi.

 Kurum, mevcut İBB Başkanı’nın kendisine ‘baret’ konusunda yaptığı eleştiriye de ayrı bir başlık açtı, şöyle konuştu: “Baretin ne olduğunu bilmezler. Bareti görse bu yalancı başkan kayak tatilinde üstüne binip kaymaya kalkar. Baret eser yapanların işidir. Ben eserler yaparak buraya geldim. Eser siyaseti hizmet siyaseti yaptık. Sözler verdik, o sözleri tuttuk. O bareti de biz afetlerde, sellerde şantiyede giydik. Eser yaparken giydik. Baretin ne olduğunu o yüzden bilmezler. Çünkü eser yapmadılar. Biz okuldan mezun olduk, baretimiz arabamızda gezdi. O baretle Elazığ’da, Malatya depreminde afetzede kardeşimizin yanına koştuk. O baretle Kastamonu, Rize, Giresun, Bartın’daki sellerde vatandaşımızın yanındaydık. O baretle biz İzmir’deydik, asrın felaketinde 11 ili gezdik. Onlar gibi bareti takıp poz verip, o pozlarla reklam tabelalarını israf etmedik.’’

 

‘’Bırakın ikinci bir 5 yıla aday olmayı, şu an görevinden istifa etmelidir’’

 31 Mart seçimlerinin yerel seçim olduğunun altını çizen Kurum, ‘’Yerel seçim hizmet seçimidir. İstanbul’un sorunlarına yönelik ortaya konulacak azimdir, iradedir. Bu azmi gösteremiyorlar, konuyu başka alanlara çekiyorlar. Bir bakıyorsunuz kendi ikbali için nerede bir fırsat görseler oraya çadır kurmalar, yol yürüdükleri arkadaşları sırtından hançerlemeler. Bu doğru bir anlayış değil. Bu anlayış İstanbul’un ihtiyacı olan bir anlayış değil. İstanbul’un sorunları var, beklentileri var. İstanbul’da yaşayan gençlerin umudu olmak zorundasınız. Bugün trafikte insanlar 3 saatte işine gidiyorsa dönüp aynaya bakmak zorundasınız. İnsanlar artık bıkmış, usanmış. O metrobüs kuyruklarını her gün izliyoruz. Bırakın ikinci bir 5 yıla aday olmayı, şu an görevinden istifa etmelidir.’’ diye konuştu.

 

‘’Hani her şey güzel olacaktı?’’

 Mevcut İBB Başkanının İstanbul’un trafik çilesi için, “Burası bir metropol, burada bu çileyi çekmek zorundasın.” dediğini hatırlatan Murat Kurum, eleştirilerini şu şekilde sıraladı: “Burası bir deprem şehri, tamam deprem olacak. Ne yapacağız peki? Durup izleyecek miyiz? ‘650 bin konut yapılmamalı’ diyor, böyle bir şey olabilir mi? Depremle ilgili çalışmayalım, ulaşımla ilgili çalışmayalım, yeşil alanları artırmayalım, müsilaj devam etsin, arıtma tesisi yapılmasın, Marmara, Haliç kirlensin. İçme suyu noktasında İstanbul'a bir damla yeni kaynak getirmeyelim, sahipsiz hayvanlar sokakta gezmeye devam etsin; çözüm bu yani öyle mi? Sen bu şehri yöneten belediye başkanıysan bunlara çözüm getirmek zorundasın. Metrobüslerin yandığı, her gün arıza yaptığı bir İstanbul'u görüyoruz. Bu İstanbul’a yakışmıyor, burada yaşayan insanların kaderi bu değil. Kendisi 2019 seçimlerinde vaat vermesini biliyor. 5 senedir hani bu sıkıntıları aşacaktın? Yeşil alan yapacaktın hani, hani her şey güzel olacaktı?”

 

İBB Başkanı ‘ben taksicilik yapacağım’ diyor

 Mevcut İBB yönetiminin, taksi sorunu konusuna yaklaşımının da farklı olmadığına dikkat çeken Kurum, “Hani trafikle alakalı, ‘trafik böyle bir metropolde olması gerekir’ bakış açısı; depremle ilgili ‘650 bin konutun yapılmaması gerekir’ bakış açısı, ulaşımla, taksiyle, sokak hayvanıyla ilgili de aynı aslında. Yani bir irade ortaya konmamış. Çözüm ortaya konmamış. Ne yapmaya çalışmışlar? İstanbul’da taksicilik yapmak istemiş Büyükşehir Belediyesi. Dünyanın neresinde var ya, bir belediye taksicilik yapacak? Hiçbir yerde yok, göremezsiniz örneğini. Ama burada görürsünüz. Şöyle geriye dönüp beş yıla baktığınızda ne olarak hatırlanacak? Bahaneler üreten, algı üzerinden siyaset yapmaya çalışan, yol yürüdüğü arkadaşları yolda bırakan, Genel Başkanı’nı sırtından hançerleyen, Eş Genel Başkanı’na yeri geldiğinde ‘sen şurada dur’ diyen, İstanbul'un kaynaklarını çarçur eden, israf eden; iki günlük konsere de 550 milyon lira harcayan ve İstanbulluların ihtiyacı olduğunda da İstanbul’da olmayan bir belediye başkanı olarak hatırlayacağız. Başka hatırlayacağımız hiçbir şey yok. Polemik, polemik, polemik.” diye konuştu. Kurum, şöyle devam etti: “Şimdi yani taksi ile ilgili de aynı durum. Taksi sorununun çözümüyle ilgili bir irade yok ki? Kanun diyor ki, ‘Büyükşehir Belediyesi taksicilik yapamaz’. Kendisi zorla ‘ben taksicilik yapacağım’ diyor. Ya kanun var. Hani haktı, hani adaletti, hani hukuktu? Hani hukuka saygılı olacaktık? Hani adalete saygılı olacaktık? Yok. Eeee? Ondan sonra ‘Ben UKOME’ye başvurdum, UKOME bana izin vermedi.’ Öyle bir yetkisi yok ki UKOME’nin, nasıl verecek? Ben sizden bir şey istiyorum, ama yetkiniz olmayan bir şey istiyorum. Nasıl vereceksiniz? Veremezsiniz. E dolayısıyla, bunu vermeyeceğini bile bile böyle bir şey istiyor. Niye? Yine algı yürütecek. ‘Ben istedim de yaptırmadılar’. E yapamayız arkadaş. Yani yapabilsek zaten yaparız. Vatandaşın lehine hangi işe şu 22 yılda karşı çıkmışız? Hiçbir iş. Gösteremez. Onların takoz olduğu her işi biz yapmışız, Marmaray’a, Sabiha Gökçen’e, efendim Kuzey Marmara Otoyolu’na, Osmangazi Köprüsü’ne, Atatürk Havalimanı’ndaki Millet Bahçesi’ne, her şeye karşı çıkmışlar. Ama biz milletimizin yararına ne iş varsa biz o işin peşinden koşmuşuz. 22 yıldır da bu. Dünyanın hiçbir yerinde de böyle bir muhalefet göremezsiniz. Her şeye karşı. Her şeye.”

 

“Yarı zamanlı belediye başkanı hemen tır dorsesinin arkasına geçip poz veriyor”

 Murat Kurum, Pazar gecesi katıldığı Habertürk canlı yayını sonrası, Gazze ile ilgili soru sormak isteyen gencin engellendiği yönündeki sosyal medya paylaşımlarına da değindi. “Bir kızımız Gazze ile ilgili soru soracaktı. Moderatör müdahale etti ‘bu programın içeriği böyle değil’ diye… ki Mehmet Akif Bey'in Gazze hassasiyetini hepimiz biliyoruz. İnsafsızca bir müdahale ve topyekün bir saldırı gerçekleştirdiler. Kızı çağırdık, sordu sorusunu, ben de cevapladım.” diyen Kurum, sözlerine “ ‘31 Mart'ta kazandığımızda Gazzeli çocuklar da sevinecek’ dediğim için rahatsızlık duyuyorlar, duymaya devam etsinler. Kudüs’ün özgürlüğü için her zaman mücadele edeceğiz, elimizi taşın altına koyacağız. Birileri belki rahatsız olabilir. Hatta bu rahatsızlığı fırsat bilip, yarı zamanlı Belediye Başkanı, hemen tır dorsesinin arkasına geçip poz veriyor. Şimdiye kadar aklın neredeydi? Gazze’de kaç aydır savaş var, bir açıklama yap. Miting yapıldı, git o mitinge katıl. Gazze’ye bir yardım et. Koca Büyükşehir Belediye Başkanısın. Burada yaşayan 16 milyon insana ‘Gazze için bir yardım yapalım’ dersen herkes koşar. Bunu dile getirdiğinizde rahatsız oluyorlar. Ben neysem oyum, rol yapmayacağım. Ben rol yaparak buraya gelmedim. Rol yaparak insanların sevgisini kazanmadım, bundan sonra da böyle olacağım. Kendimi farklı bir kalıba sokamam. İçimden geleni söylemeye devam edeceğim.’’ diye sürdürdü.

 

‘’Onların beton döktüğü tünelleri biz yapacağız’’

 İstanbul’da metro yatırımlarını artıracaklarını söyleyen Kurum, hedeflerini şöyle sıraladı: ‘’2024'te trafikteki ortalama seyahat süresi 64 dakikaya geldi. Biz bunu yapacağımız çalışmalarla 39 dakikaya düşüreceğiz. Hedefimiz ilk 5 yılda mevcut metro hattını 2 katına çıkararak 650 kilometre yapmak istiyoruz. Ardından 1004 kilometreye ulaştırarak İstanbul'un her bir ilçesine metro ulaşımını sağlamak istiyoruz. Hedefimiz mevcuttaki yüzde 26 olan raylı sistem payını, 2029’da yaklaşık yüzde 50 artırarak yüzde 37’ye; 2034’te ise yüzde 48’e çıkarmak. Yüzde 72 olan karayolu payını da yüzde 48’e düşüreceğiz. Denizyolunu da 2 katına çıkartacağız. Metrobüs güzergahındaki yükü önce alacağız. Söğütlüçeşme’den başlayıp TÜYAP’a kadar metro hattını yapmak önceliğimiz. Ardından şehrin kuzeyine Sultangazi’ye doğru hattımız var. Lojistik hattı dediğimiz Sabiha Gökçen ile İstanbul Havalimanı’nı birbirine bağlayacak hatlar ile bir taraftan ağır vasıta trafiğini şehrin kuzeyine almış olacağız. Hem de yeni metro hatları ile birlikte belki şehrin içinde yine trafik olacak ama metro alternatifi olacak. Paris'te de trafik var, New York'ta da trafik var ama insanlar ulaşımı metro ile sağlıyor. Karayolu ile alakalı alternatif yollar açacağız. Anadolu ve Avrupa yakasına 122 km tünel yapacağız, onların beton döktüğü tünelleri biz yapacağız. Mahmutbey kavşağını çözmek zorundayız, her gün 2 saat çile çekiyor vatandaşlar ve bunu izleyen bir belediye başkanı var. Buna ilişkin bir irade ortaya koyulmuyor. Biz Mahmutbey-Ataköy kavşağını, 20 tane katlı kavşak ve 151 tane kavşak düzenlemesi ile birlikte trafiği rahatlatacak adımları atacağız.’’

 

“Haliç’i yapraklardan alkış bekleyerek nasıl temizlersin?”

 Murat Kurum, mevcut İBB yönetimini çevre politikaları üzerinden de eleştirdi. “Dünya ısınıyor, iklim değişiyor. Hava sıcaklıkları her geçen gün artıyor. Artık şehirleri basan sellerde milletimizin malının, canının zarar gördüğü durumla karşılaşıyoruz.” diyen Kurum, mevcut İBB Başkanı’nın temel atmama töreni yapıp iptal ettiği atık su arıtma tesisini de hatırlattı. Kurum, “Marmara’yı korumak için kendi protokolü var. Müsilaj çıktığında bütün Marmara Belediyeler Birliği’ni topladık. Her belediye başkanına sorumluluk verdik. Üstüne düşen kendi taahhüdü var. Bir tanesi yapılmadı, bir tane çivi çakılmadı. Yeniden müsilaj olduğunda ne olacak? Binbir emekle temizlediğimiz Haliç’i yapraklardan alkış bekleyerek nasıl temizlersin? 5 yıldır tiyatro oynanıyor, biz de bunu izliyoruz.” dedi.

 

“Dört senedir aklın neredeydi?”

 Murat Kurum, mevcut İBB yönetiminin, ‘temel atmama töreni’ kavramından sonra literatüre kazandırdığı ‘işe başlama töreni’ kavramına da değindi. Kurum şöyle konuştu: “Şimdi öyle kafaları karıştı ki, ne yapacaklarını bilmiyorlar, korkuyorlar. Bu kadar paraları kendi gelecekleri için harcadılar, Genel Başkanlarını ekarte ettiler, delegeleri ayarladılar; öbür tarafta İstanbul’un kaynaklarını, İstanbul’un yönetimini, kendi menfaatleri için bir rant olarak görerek her yere dağıttılar. İttifaklar … Kendi içlerinde nasıl bir ittifak yaptığını da kimsenin bilmediği, her türlü icraat orada var. Şimdi o yüzden o kadar telaşlılar ki. 31 Mart’ta biri eş genel başkanlığı kaybedecek, bir de o İstanbul’u, sevemediği bir türlü, ilgilenmediği İstanbul’u kaybedecek. Ve onu biz süresiz tatile gönderiyoruz. Gidecek o çok sevdiği tatilini yapacak. O çok sevdiği yine yapmak istediği icraatların içinde onu kendiyle baş başa bırakacağız. Burada da ne yapacağını bilmediği için, daha önce hafriyat dökerek tarihe geçtiği Sancaktepe’deki metro hattıyla alakalı, işte ‘işe başlama töreni’ mi dersiniz, başka bir şey mi dersiniz adına, bilemiyorum; işini yapmadığı, aslında yapmakla ilgili bir irade ortaya koymadığı süreçte gelip işe başlama töreni düzenliyor. Dört senedir niye yapmadın? Ne oldu da bugün sen oraya, yaptığın işle alakalı tarihe geçtiğin, hafriyat dökerek işle alakalı gidip alelacele işe başlama töreni yapıyorsun? Hani nerede makine? Sen bir kere o hafriyatı bir kaldır, o döktüğün. Ya israfa bakar mısın bak. Oraya gidiyorsun, hafriyat döküyorsun, şimdi hafriyatı kaldıracak. Yapacaktın madem niye hafriyat döktün? Dört senedir niye yapmadın? Niye yapmadın? Zaten yapılıyor hat. İhalesi var, projesi var, kredisi var, her şey var. Sen dokunmasan iş yapılacak zaten. Çok biliyorlar ya … Geldiler, oraya gereksiz dediler o zaman, hafriyat döktüler. Eeee? Şimdi de işe başlama töreni düzenliyorlar. O kadar korkuyorlar ki, emin olun ‘ne yapsak da algıyı çevirsek’ diye uğraşıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, o algıyı çeviremeyecekler. Çünkü karneleri sıfır. Sıfır., sıfır! Yaptıkları hiçbir iş yok. Ürettikleri hiçbir eser yok. Çeşme açılışından, heykel açılışından öteye gidemediler. Gidemediler, gidemezler.

 

“İstanbul küçük bir bebek gibidir”

 Murat Kurum, İstanbul’un son 5 yılda, İBB yönetiminden beklediği ilgiyi görmediğini hatırlattı, 31 Mart’tan sonra İstanbul’u Türkiye Yüzyılı’nın lokomotif şehri haline getireceklerini söyledi. Kurum, “Ne yaparlarsa yapsınlar biz onlar 31 Mart’ta inşallah tüm İstanbullularla birlikte o çok sevdiği tatile göndermek suretiyle, İstanbul’u bu çileden, bu eziyetten kurtaracağız. Mesele Murat Kurum değil, mesele İstanbul. Mesele aziz İstanbul’un ihtiyaçları, buradaki vatandaşlarımızın, İstanbulluların beklentileri. Gençlerin beklentileri. 31 Mart’ta da sandığa giderken bunun kararını vereceğiz. 31 Mart’ta bir tarafta İstanbul’un kaynaklarını israf edenleri, diğer tarafta bu beş yılda İstanbul’a 350 milyar lira yatırım yapanları; bir tarafta koca 5 yılda 8 kilometre metro açanları, hafriyat dökenleri, metro ihalelerini iptal edenleri, diğer tarafta da İstanbul’un her yerinde 39 ilçesinde millet bahçeleri yapmış, 39 ilçesinde kentsel dönüşümle ilgili bir irade ortaya koymuş, İstanbul’da yaşayanlar için 80 bin sosyal konutu üretmiş iradeyi oylayacağız. İstanbul küçücük bir bebek gibidir. Sevgi ister şefkat ister ilgi ister. Biz bu ilgiyi göstermezsek eğer, İstanbul üzülür, kırılır. O yüzden mesele İstanbul, mesele İstanbul’un geleceği. Bu geleceği tüm İstanbullularla birlikte, hangi partiye gönül verirlerse versinler, hangi siyasi iradeye sahip olurlarsa olsunlar, ben tüm İstanbulluların oyuna talibim. Tüm İstanbullularla birlikte kazanacağız, onlarla birlikte çalışacağız, onlarla birlikte İstanbul’umuzu Türkiye Yüzyılı’nın parlayan şehri yapacağız, lokomotif şehri yapacağız.” diye konuştu.

 230 kilometre metro vadedip sadece 8 kilometre yapan mevcut İBB Başkanı’nın, 4 yıl boyunca bu vaadini yerine getirmesinin önünde hiçbir engel bulunmadığını hatırlatan Murat Kurum, İBB yönetiminin İstanbul’un kaynaklarını israf ettiği için bu sözünü yerine getirmediğini, iki örnekle anlattı. Kurum, “İki günlük konser 550 milyon lira. ‘İsrafı Bitirdik’ deyip israf ettiği tabelalara 350 milyon lira harcamış. İkisi 900 milyon eder. 900 milyon. 900 milyonla bugün Tuzla’da otobüs bekleyen Tuzlalıların sorununu çözerdiniz. Kartal’da Uğur Mumcu mahallemizde bekleyen oradaki vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını giderebilirdiniz. Arnavutköy’de otobüs hatlarını iptal ettiniz, otobüsleri koyabilirdiniz.  O metrobüs hatlarında yanan otobüslerin yerine yeni otobüsler alabilirdiniz. Kütüphane ya, bugün baksanız, 10 milyona bir kütüphane yapabilirsiniz. 10 milyona yaptığınız kütüphaneden bugün 100 tane kütüphaneyi İstanbul’un 39 ilçesine dağıtırdınız, çocuklarımız o kütüphanelerde çalışırdı, üretirdi.” dedi. 

 

“4 yılda 11 kent lokantası açmışlar, biz 2 günde 39 ilçeye açarız”

 Mevcut İBB yönetiminin 4 yılda 11 Kent Lokantası açtığını, bununla da övündüğünü hatırlatan Kurum, eleştirilerini “11 tane Kent Lokantası yapmışlar, marifetmiş gibi anlatıyorlar. Ya bizim Fatih Belediyesi’nin 16 tane, Pendik Belediyesi’nin 11 tane, gidin bakın Ümraniye’nin 15 tane, hepsinin sosyal tesisleri var. Ben 2 günde açarım, yine söylüyorum, 2 günde. Bizim Kadir Ağabey zamanında Ramazan’da 500 bin kişiye ücretsiz yemek veriliyordu. Yılda 1,5 milyon kişi ücretsiz yemek alıyordu. Şimdi ücretli verdikleri yemeği marifetmiş gibi anlatıyor. Biz bunun katbekat fazlasını yapabilecek iradeye zaten sahibiz. Biz orada vatandaşımızın ihtiyaç olduğu neresi varsa oraya koşan bir anlayışız. Ücretsiz yemek dağıttığımız yerden sen, yemeği ücretli dağıtır hale gelmişsin, bunu da marifetmiş gibi anlatıyorsun.” sözleriyle dile getirdi. 

 

“Çok büyük işmiş gibi anlatıyorlar. Bu sizin göreviniz”

 Murat Kurum, eleştirilerine şöyle devam etti: “Kreş açmışlar, kaç tane bilmiyorum. İstanbul’un 964 mahallesine 6 ayda kreşler açılır. Ne kadar ihtiyaç varsa. 7 gün 24 saat hizmet verecek kreşler açacağız. Biz 100 günlük, 6 aylık, 1 yıllık acil eylem planlarımız ile birlikte bu işlerin hepsini hızlı bir şekilde yapacağız. Sosyal tesislerimizle birlikte ihtiyaç sahiplerine o yemeği de sağlayacağız, kütüphaneleri de açacağız, çocuklarımızın o eğitim atölyelerini de kuracağız. Bunu öyle büyük bir işmiş gibi de anlatmayacağız. Yapılması gereken bir iştir. Hızlı bir şekilde bunları yapacağız. Görsünler baksınlar bak 11 tane açmışlar, 11 tane. Emin olun iki gecede 39 ilçeye açarız. 39 ilçeye, ki, ilçe belediyelerimiz, bakın o kısıtlı imkanla açıyorlar. Gidin bakın bugün Üsküdar’da görürsünüz. Pendik’te görürsünüz. Başakşehir’de görürsünüz. Var! Ama bizim ilçe belediye başkanımız bu işi çok büyük işmiş gibi anlatmıyor. Ya bu bizim işimiz, görevimiz. Biz bunu zaten yapıyoruz. Senin gibi yarım su bardağı süt dağıttığımız işi davulla zurnayla ‘biz herkese süt vereceğiz’ diye anlatmıyoruz. Biz ‘okullarımızın temizlik, güvenlik hizmetlerini ücretsiz karşılayacağız’ diyoruz. Bütün okullarda yemek; yani süt değil yemek, sütü de vereceğiz, ama onunla birlikte yemek ihtiyacını giderecek çalışmaları İBB olarak biz sağlayacağız diyoruz. Biz neyi anlatıyoruz, onlar neyi anlatıyor. Tek yaptıkları polemik. Tek yaptıkları algı. Ama İstanbullular artık bundan yoruldu.

 Mevcut İBB yönetiminin ve medyasının, menemen yaparken ocağın açık olmadığı yalanını İstanbul gündemine taşıyacak kadar aciz olduğunu söyleyen Murat Kurum, “Biz öyle sihirli güçlerimiz var, öyle hokus pokus yapıyoruz, bir bakıyorsunuz menemen hazır oluyor. O yüzden, işte o korktuklarının göstergesi bunların hepsi. Korkmaya devam etsinler. Biz 31 Mart akşamı inşallah Saraçhane’ye geliyoruz, bu israfın da o yaptıklarının da hesabını tek tek soracağız. Geldiğimizde tüm İstanbullularla birlikte, İstanbul’a o hakkettiği değeri hep birlikte vereceğiz.” diye konuştu

 

“Böyle bir vicdansızlık olur mu?”

 Murat Kurum, CHP’li İBB adayının seçim kampanyasını İBB bütçesinden finanse etmesini de çok sert ifadelerle eleştirdi. Kurum, şöyle konuştu: “Başardık diyor ya. Neyi başardınız siz? İstanbul'u bitirmeyi başardınız siz. Bugün kampanyanın tamamını Büyükşehir Belediyesi bütçesinden harcıyorlar. Biz de adayız. Bak, bizim partimiz var. Seçim yardımı niye yapılır partilere? Bunun için yapılır. CHP’ye yardım yapılmıyor mu? Yapılıyor. Niye oradan kullanmıyorsunuz? Niye Büyükşehir Belediyesi kaynaklarını siz kendi geleceğiniz izin çarçur ediyorsunuz? Hala ediyorlar ya. Her gün reklam, her gün boy boy reklam. Televizyon, gazete, telefon. Nereden bunun kaynağı? İBB yazıyor, görüyor musunuz? Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir vicdansızlık olur mu? Sonra da israfı bitirdik diyerek, milletin karşısına geçip gülüyorsunuz. Alay edercesine.”

 

“İSKİ elektrik parasını ödeyemez hale gelmiş”

 Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinin birçoğunun zarar ettiğini sözlerine ekleyen Murat Kurum, “Liyakatsiz, beceriksiz kadrolarla iş yapmaya çalışıyorlar. Merkezi bütçeden bugüne kadar her türlü ödemesi günü gününe yapılmış. Öz geliri düşmüş, bunu artırmak için mücadele etmemiş. İştirak şirketlerinin birçoğu zarar ediyor. Çalışanların SSK primlerini ödemiyorlar. İSKİ elektrik parasını ödeyemez hale gelmiş. İstanbul’a yeni içme suyu kaynağı getirmeyeceksin, bizim yapmış olduğumuz işleri, Melen projesini eleştireceksin. Çok biliyorsan sen yap? Yaptın da sana dur mu dedik? 2019'da daha az otobüs vardı ama bu kadar arıza yoktu. Bu kadar yanan otobüs, metrobüs, metro duraklarında böyle bir çileyle karşılaştınız mı? Bakım ihalesini kendi yandaşına vermek için ihale düzenliyor, onlara veriyor. Bu işin aslını yapan liyakatli ekipler yok ortada. Ondan sonra otobüs de yanar, metrobüs de yanar. Sen belediye personelinin yarısını değiştirip işten anlamayan adam getirirsin her şey olur. Bakış açısında bir sorun var. Belediyeyle ilgilenmediği için belediyede ne oluyor bilmiyor.” dedi.

 

“Sen git kendini özgürleştir”

 CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bedelli askerlik ile ilgili sözlerini eleştiren Murat Kurum, “Askerliğini bedelli yapanlara laf yetiştiriyor. Vatan sevgisini sorgulayacak en son adam Özgür Özel'dir. Şehit cenazesinde kahkahalar atmıştır. Dön bir aynaya bak. Birilerinin oyunlarıyla gelmişsin, o koltuğa oturmuşsun. O koltuğun hakkını veremiyorsun, belediye başkanını tanımıyorsun.” ifadelerini kullandı.

 CHP’li İBB Başkanı’nın ev kadınlarına yönelik sözlerini de hatırlatan Kurum, “Hayatları milleti ayrıştırmakla geçti. Ev kadınlarımızı siyasi tercihlerinden ötürü ayrıştırıyorlar, kadın statüsünde değerlendirmiyorlar. Bu zihniyet Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetinin yansıması. Aynı anlayış devam ediyor, ne yaparsanız yapın değişmez. Sen ev hanımı kardeşimi siyasi tercihinden dolayı ayrıştırıyorsun. Az bekle sabret, ev kadınları da, vatan sevdalısı dostlarımız da gereken cevabı sandıkta verecek.” diye konuştu.

 “Bizim rabia işaretimizle dalga geçiyor.” diyerek konuşmasına devam eden Kurum, “Vatan, millet, bayrak, devlet sevgisinden mi rahatsız oluyorsun. Bizi özgürleştirecekmiş. Sen git kendini özgürleştir. Sen bir merkezden yönetilen bir kuklasın. Yalan söylemekten utanmayan, yüzü kızarmayan birisin. Bizim rabiamızı, vatan sevgimizi ağzına bile alma. Sen git kirli uzlaşılarına devam et. Ne olduğunu anlatamadığın, milletin önüne çıkıp söyleyemediğin o anlayışına devam et. Bizim rabiamıza dokunamazsın, bizim vatan sevgimizi sorgulayamazsın. Ağzından çıkanı kulağın duysun.” dedi.

 

 “Depremle mücadele etmek zorundayız, bu ülkenin beka meselesi”

 Mevcut İBB yönetiminin 5 yılda sadece 5 bin konutu dönüştürdüğünü hatırlatan Kurum, “Ben 650 bin konut dönüştüreceğiz dediğimde ‘dönüştürülmemesi gerekir’ diyor. Biz bilimin ışığında çalışmak zorundayız. Bilim diyor ki İstanbul bir deprem şehri. Depremle mücadele etmek zorundayız, bu ülkenin beka meselesi. Biz bunu yapmazsak eğer ne yapacağız? Oturup izleyelim mi? Ben bakanlığım döneminde 173 bin konutu başlatmışım kentsel dönüşümle. Bitirmek için o iradeyi ortaya koymuşum. Şimdi de diyorum ki bak benim eserlerim var. 81 ile hizmet ederken gitmişim yapılması gereken çalışmayı yapmışım. Bugün nereye gitseniz ‘Murat Kurum yapar’ der. Niye? Çünkü geçmişte yaptık. Şimdi aynısı İstanbul’da başaracağız. 39 ilçede 650 bin konutu dönüştüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

“Tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız”

 Göreve geldiğinde yarı zamanlı belediyecilik yapmayacağını, İstanbul’un sorunlarıyla ilgileneceğini belirten Kurum, “Tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. KİPTAŞ'la her yıl 60 bin konutu dönüştürerek yapacağız. İmar düzenlemeleriyle ilgili beklentileri var vatandaşlarımızın. Büyükşehir meclisinde hemen hızlı bir şekilde çözeceğiz. 100 bin sosyal konut yapacağız. Bununla birlikte hem kira fiyatlarını aşağı çekeceğiz hem de 39 ilçeye yetecek kiralık konutlarda vatandaşlarımız huzur içinde yaşayacak. Bakanlığımız bir taraftan kentsel dönüşüme devam edecek. ‘Yarısı Bizden’i ben Mayıs ayında açıkladığımda o zaman ‘seçim yatırımı’ dediler. Biz hiçbir vaadimizi seçim yatırımı olarak görmedik. Ne söylediysek yapmanın gayretiyle çalıştık. 700 bin lira hibe, 700 bin lira kredi, 100 bin lira taşınma yardımı vererek, vatandaşımızın rızası çerçevesinde dönüşümü yapıyoruz.” diyerek, kentsel dönüşüme yönelik projelerini sıraladı.

 İstanbul’u depreme hazırlamanın bir zorunluluk olduğunu ifade eden Kurum, “Vaatlerinin yüzde 87'sini yapamamış. Senin başarın ortada, dil sürçmemden medet ummana gerek yok. Çarpmayı bölmeyi biliyorsa kendi başarısını bilir. Deprem bütçesine ayırdığı paranın 2 katını reklama ayırmış. İstanbul’u depreme hazırlamak zorunluluk, bizim tercihimiz olamaz. Ülkemizi, İstanbul’u seviyorsak, İstanbul’da yaşayanlara değer veriyorsak bunu yapmak mecburiyetindeyiz. 1 Nisan itibariyle ulaşım çilesini bitirmek, deprem riskini ortadan kaldırmak ve huzuru, güveni tesis etmek için çalışacağız. Gece gündüz çalışacağız, ailemizden feragat edeceğiz, tatile gitmeyeceğiz.” dedi.

 

“Davamız büyük ve güçlü Türkiye davası”

 Cumhur İttifakı ortakları ile uyum içerisinde çalıştıklarını belirten Murat Kurum, “Derdimiz İstanbul’un sorunlarının çözümü. Bu birliktelik menfaat birlikteliği değil. En değerlisi de bu. 15 Temmuz’da meydanlarda can verilerek, şehit verilerek kurulmuş bir birliktelik. O anlayışla Sayın Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu iradeyi de, Milliyetçi Hareket Partisi liderimizin, Büyük Birlik Partisi liderimizin uyumuyla süreci yürütüyoruz. En az AK Partili kardeşimiz kadar hem Milliyetçi Hareket Partili kardeşlerimiz hem Büyük Birlik Partili kardeşlerimiz aynı motivasyonla çalışıyor. Çünkü davamız büyük ve güçlü Türkiye davası. Bu dava uğruna çalışıyoruz. Amacımız ülkemizi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayal ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkarma davasıdır. Bu anlayışla sahadayız. Bu anlayışla kazanacağız ve İstanbul’a hizmet etme şerefine, onuruna erişeceğiz.” dedi.

 Kurum, buna karşın, geçen seçime ittifak halinde giren muhalefetin bu seçim öncesi parçalandığına dikkat çekti. Kurum şöyle konuştu: “Geçen seçimde masanın etrafında 6,7,8 parti varken bugün kendi menfaatleri doğrultusunda herkesi yolda bıraktıklarını görüyoruz. O gün için ablam dediği sayın Meral Akşener’i bugün yolda görse yolunu değiştirir. İttifak içerisinde olan diğer partilerin bugün farklı alanlarda olduğunu görüyoruz. Samimiyet yok ortada. Özgür Özel’in de bunlara karar verecek iradesi yok ortada. Konuşuyor ama boş konuşuyor. Kendisinin hakim olmadığı partide bir türlü genel başkanlık yapamadığı bir duruşla karşı karşıyayız. Bırakın İstanbul’da, Türkiye’de uzlaşı yapmayı kendi partilerinde uzlaşıları yok. Hiçbir zaman hizmet etmemiş, her zaman algı peşinden koşmuş ve her şeye karşı olmuş bir duruş. O yüzden böyle bir ittifak da karşıda göremiyoruz.”

 Yeniden Refah Partililerin ve diğer partileri destekleyen seçmenlerin oyuna da talip olduğunu belirten Kurum, “Buradaki dava yerli, milli sanayinin kurulduğu, kendi kendine yeten, her alanda üreten bağımsız Türkiye davası. Bu da rahmetli Erbakan Hocamızın hayali. İstanbul da böyle bir şehir olacak. O yüzden herkesin oyuna talibiz. Karşıdaki anlayışın ne olduğunu herkes çok iyi biliyor. Refah Partili kardeşlerimiz de çok iyi biliyor. Sandıkta tercihi yaparken kime fayda sağlayacaklarını düşünüp bu yönde karar vereceklerdir.” sözleriyle konuşmasını noktaladı.

Haber Galeri