MARDİN HEMŞEHRİ SAHUR SOFRASI

Bahçelievler

 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Bahçelievler Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Mardin Hemşehri Sahur Sofrası programına katıldı.

 Mevcut İBB Başkanı’nın İstanbul’un kaynaklarını kendi siyasi kariyeri için harcadığını belirten Murat Kurum, “Vaatlerin nerede? Sen vaatlerini, projelerini, eserlerini konuşsana. Az konuşacaksın ama eserlerin konuşacak. Senin sırtındaki küfe boş. 5 yıldır İstanbul’un kaynaklarını rant gördün, kendi geleceğin için harcadın. Hiç merak etmeyin; biz onların savurduğu paraları İstanbul’un projelerinde kullanacağız.” dedi.

 Mardin’in İstanbul gibi, insanın zihin ve hayal dünyasını geliştiren bir şehir olduğunu söyleyen Kurum, “Bu kardeşiniz hem İstanbul’un Başkanı, hem İstanbul’un evladı, hem de Mardinli kardeşlerimizin yoldaşı olacak.” şeklinde konuştu.

 Mevcut İBB Başkanı’nın 2019 seçimleri öncesinde verdiği vaatler için “hatırlamıyorum” demesini eleştiren Kurum, tepkisini, “Bu millet kendini unutanlara, kaybolan yıllarının hesabını sandıkta soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık günü hesap günüdür. 31 Mart gelecek, sandıkta hesap kesilecek.” sözleriyle ifade etti.

 

 

“Mardin’imiz barış ve hoşgörü şehridir”

 Mardin’in hoşgörü ve barış şehri olduğunu vurgulayan Kurum, “Biz Mardin’le her zaman gurur duyduk. Mardin inancın, hoşgörünün, kardeşliğin şehri, medeniyetlerin beşiğidir. Mardin’in gündüzü seyranlık, gecesi gerdanlıktır. Mardin’de büyümek, Mardin’de yetişmek geçmişe doğru bir zaman yolculuğu, bir tarih yolculuğu yapmak gibidir. Mardin’e gittiğinizde, sadece şöyle bir etrafınıza baktığınızda dahi ne kadar eşsiz hazinelere sahip olduğunu rahatlıkla görürsünüz. Bir yanınızda Süryani vatandaşlarımızın 1600 yıllık şaheseri Deyulzafaran Manastırı vardır. Az ötesinde Hristiyan vatandaşlarımızın binlerce yıldır ibadet ettiği Kırklar Kilisesi vardır. Yine aynı bölgede, 8 asırdan daha uzun bir zaman boyunca minarelerinden ezanların göğe yükseldiği Ulu Camii’miz tüm zarafetiyle bu iki ibadethaneye komşuluk yapıyor. Bütün bu eserlerin birlikteliği bile Mardin’imizin gerçek bir barış şehri olduğunu, hoşgörü şehri olduğunu ortaya koymaya yeter de artar.” diye konuştu.

 

 

“Fatih’in emaneti İstanbul’u ruh dünyamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz”

 Murat Kurum, babasının görevi nedeniyle Mardin’de iki yıl kaldığını anlattı. Mardin’e ne zaman gitse aklına çocukluğunun ifade eden Kurum, “Ben, Mardin’in tarihini, Mardin’in mahallelerini, semtlerini, sokaklarını gayet iyi bilirim. Çünkü ben de Mardin’in bir evladıyım. Ben de Mardin’in kardeşiyim. Biliyorsunuz, ben ilkokul ikinci ve üçüncü sınıfı babamın mesleği gereği Mardin’de okudum. Burada sınıf arkadaşlarım var. Hem TOKİ’de hem de Bakanlık görevim sürecinde Mardin’e ayrı bir sevgiyle baktım. İlçelerinizin hepsinde bu kardeşinizin eseri var. Murat Kurum oraya gelmiş, bir söz vermiş ve o sözünü tutmuştur. Ben ne zaman Mardin’e gitsem, memleketime gitmiş gibi hissederim. Mardin’in her bir manzarası beni çocukluğuma, çocukluğumun o güzel günlerine, hatıralarına götürür. Mardin benim için bir mektep oldu.” ifadelerini kullandı.

 Mardin’le İstanbul arasındaki benzerliklere vurgu yapan Kurum, “Mardin, sahip olduğu medeniyet birikimleri dolayısıyla bana hep eğitim ve iş hayatımda büyük bir ilham kaynağı oldu. Çünkü Mardin, tıpkı İstanbul gibi, insanın iç dünyasını, ruh dünyasını, zihin dünyasını, hayal dünyasını geliştiren bir şehir. İşte, biz de o günlerden, çocukluğumuzdan beri bir şehrin nasıl daha iyi olabileceğine, nasıl daha iyi yaşanılır hale gelebileceğine dair hayaller kuruyoruz. Bana kalırsa, her insan yaşadığı şehrin ruhunu, kimliğini anlamaya çalışmalı, şehirle güçlü bir aidiyet kurmalıdır. İşte bizler, bu inançla, bu ruhla, bu anlayışla, peygamberin müjdesi, Fatih’in emaneti İstanbul’umuzla aramızda çok özel bir bağ kuruyor, bu şehri ruh dünyamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.” cümlelerini kurdu.

 

 

“İstanbul’u asla kaderine terk etmeyeceğiz, bu sağlam adamların sözüdür”

 İstanbul’la ilgili hayallerini paylaşan Kurum, deprem korkusu ve trafik çilesini ortadan kaldıracağını söyledi, İstanbul’u kendi kaderine terk etmeyeceğine de söz verdi. Kurum, şöyle konuştu:

 “Biz İstanbul’umuza, hayallerimizin olduğu bu aziz şehre hizmetkar olmak için yollardayız. Biliyoruz ki, ancak samimi hayaller, ancak gönülden kurulan hayaller muradına kavuşur. Şimdi bu kardeşinizin, Murat Kurum’un da bir hayali var. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, hiçbir hanesinde, evinde deprem endişesi kalmayacak, bütün yuvalarımız güvenli hale gelecek. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, trafik çilesi artık İstanbul’un gündeminden tamamen çıkacak. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki, sokaklarının huzur ve güvenle dolduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Bir kardeşiniz, bir hemşehriniz olarak size söz veriyorum. Biz İstanbul’umuzu asla ve asla kendi kaderine terk etmeyeceğiz. Milletimizin her anında hep yanında olacağız. Bu söz, onların verip de tutmadıkları sözlere benzemez. Bu söz, eser adamlarının sözüdür. Bu söz, sağlam adamların sözüdür, bu söz Murat Kurum sözüdür.” ifadelerini kullandı.

 

 

 

“Yetimin hakkıdır demeden balya balya kendi ikballeri için dağıttılar”

 Murat Kurum, 2019 seçimleri öncesinde verdiği vaatler için “hatırlamıyorum” diyen İBB Başkanı’nı, “Bugün İstanbul’umuz iş bilmez bir yönetimin elinde huzursuz ve mutsuz. Çünkü geride bıraktığımız 5 yılda İstanbul, liyakatsizliğin, beceriksizliğin kurbanı oldu. ‘Bu şehri depreme hazırlayacağız’ dediler, tek bir çivi çakmadılar. Reklama, algıya ayırdıkları bütçeyi depreme ayırmadılar. ‘Ulaşım sorununu çözeceğiz’ dediler, tam bir çileye dönüştürdüler. Bu aziz milletin kaynaklarını kendi partilerini dizayn etmek için çarçur ettiler. İstanbul’un kaynaklarını, ‘yetimin hakkıdır’ demeden balya balya kendi ikballeri için dağıttılar. Üstelik bunu da yüzleri kızarmadan savundular. Yetmedi, ‘İsrafı bitirdik’ dediler, gidip tabelalara 500 milyon lira harcadılar. En büyük israfı yaptılar. İstanbullu hemşerilerimizi ötekileştirdiler.” sözleriyle hedef aldı.

 

 

“Onların siyasi kariyeri için ayırdıkları kaynakları İstanbul’a harcayacağız”

 Murat Kurum, eleştirilerini, “Kadınlarımız arasında bile ev hanımları ve çalışan kadınlar diye ayrımcılık yaptılar. Binlerce kadın emekçimizin ekmeğiyle oynadılar, işlerine son verdiler. Bu salonda bile 2019’da işten çıkarılan kardeşlerimiz var. Verdikleri hiçbir sözü yerine getirmediler. 100 bin konutu, metro hatlarını, megabüsleri, HIZRAY’ı unuttular. Bu millete yalan söylediler. Bu milleti kandırdılar, bu milleti aldattılar. Ama hiç endişe etmeyin. Şimdi çıkmışlar yine algı siyasetine devam ediyorlar. Vaatlerin nerede? Sen vaatlerini, projelerini, eserlerini konuşsana. Az konuşacaksın ama eserlerin konuşacak. Senin sırtındaki küfe boş. 5 yıldır İstanbul’un kaynaklarını rant gördün, kendi geleceğin için harcadın. Hiç merak etmeyin biz onların savurduğu paraları, İstanbul’un projelerinde kullanacağız. Onların siyasi kariyeri için ayırdıkları kaynakları, İstanbul’un parasını biz İstanbul’a harcayacağız. İstanbul’un hakkını, İstanbul’a teslim edeceğiz. Bu millet kendini unutanlara, kaybolan yıllarının hesabını sandıkta soracak. Sandık milletin mahkemesidir. Sandık günü hesap günüdür. İşte o gün, 31 Mart gelecek, sandıkta hesap kesilecek.” diyerek sürdürdü.

 

 

“Haydi İstanbul; şehrine oy ver ki, İstanbul hizmet bulsun”

 Murat Kurum İstanbullulara seslenerek, verecekleri oyların hizmete dönüşeceğini söyledi. “ ‘Gerçek Belediyecilik’ten yana olun” diyen Kurum sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

 “İstanbul’un hakkını savunacağız. İstanbul hepimizin şehri, bize emanet edilmiş şehir. İstanbul eli kınalı, ağzı dualı babalarımızın, annelerimizin bize emaneti. Bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Seçime 4 gün kaldı. Buradan İstanbul’umuzun güzel insanlarına sesleniyorum. 31 Mart’ta gelin, ‘Gerçek Belediyecilik’ten yana olun. 31 Mart’ta gelin, İstanbul’un geleceğinden yana olun. 31 Mart’ta gelin, sağlam İstanbul’dan yana olun. Her oy bir tohumdur. Hizmet görürse yeşerir, emek verilirse fidan olur, karşılık bulursa orman olur. Haydi İstanbul şehrine oy ver. Şehrine oy ver ki, İstanbul hizmet bulsun, huzur bulsun, mutluluk bulsun. Hep birlikte İstanbul’umuzu geleceğe hazırlayalım. İstanbul bugün düştüğü durumdan, fetret döneminden acilen çıkmalıdır. İstanbul sadece kendini ilgilendirmez. İstanbul Mardin’i de, Diyarbakır’ı da ilgilendirir. İstanbul, Ankara’yı, Konya’yı, Bartın’ı, Bolu’yu da ilgilendirir. O yüzden biz İstanbul’a sahip çıkarken, ülkemize sahip çıkacağız. Türkiye Yüzyılı’nda ülkemizin vizyonuna yön vereceğiz. O yüzden bu seçimler, hizmet belediyeciliğinin nasıl yapılacağının kararının verileceği seçimler olacak. 31 Mart’ta büyük bir bayram yaşayacağız. Bu kardeşiniz, 31 Mart’ta hem İstanbul’un Başkan’ı olacak, hem İstanbul’un evladı olacak, hem Mardinli kardeşlerimizin yoldaşı olacak. Bizi aradığınızda Saraçhane’de makamda oturmayacağız. Bizi aradığınızda parti dizayn etmek için İstanbul’un kaynaklarını harcamayacağız. Bizi aradığınızda selde, afette büyükelçilerle yemek yemeyeceğiz. Milletin içinde olacağız, vatandaşın içinde olacağız. Geçmişte nasıl olduysak, bugün de yarın da bu anlayışta olacağız. Samimi olacağız, hiçbir zaman siyasi kibri akılının önüne geçenlerden olmayacağız. Kibir bizim yanımızdan bile geçmeyecek. İstanbul’umuzu hep birlikte geleceğe hazırlayacağız.”

 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’a, Mardin Hemşehri Sahur Sofrası programında, AK Parti Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, AK Parti İzmir Milletvekili ve İzmir Konak Belediye Başkan Adayı Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç, AK Parti İstanbul Milletvekili Derya Ayaydın, AK Parti İstanbul Milletvekili Rabia İlhan, TBMM Adalet Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel ve Mardin Federasyon Başkanı Sedat Güngören eşlik etti.

Haber Galeri